Trilye, Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı küçük bir sahil kasabası. Denize bakan yamaçları baştan aşağı zeytinlik; kıyıya inen sokakları taş döşeli. Marmara’ya bir saatlik yoldan gelenler için hafta sonu durağı; bizim içinse memleket.
Adı bile zeytinden
Kasaba uzun yıllar boyunca Zeytinbağı adıyla anıldı. Bir yerin adını doğrudan yetiştirdiği şeyden alması az rastlanan bir durum; buranın zeytinle ilişkisi hakkında da söylenecek en kısa cümle bu. Sonra eski adına döndü, ama zeytin hiç gitmedi: kasabanın etrafındaki ağaçların çoğu bugün de aynı yamaçlarda, aynı işi yapıyor.
Taşın hafızası
Trilye, Bizans döneminden bu yana kesintisiz yaşanmış yerlerden biri. Bugün Fatih Camii olarak kullanılan yapı, kaynaklara göre Anadolu’da ayakta kalan en eski Bizans kiliselerinden; kasabanın içindeki Kemerli Kilise ise fresklerinin bir kısmını hâlâ taşıyor. Aralarında dolaşırken karşınıza çıkan cumbalı taş evler, Taş Mektep ve Dündar Evi de aynı dönemin izleri.
1923’teki mübadeleyle kasabanın nüfusu baştan yazıldı: Rum aileler ayrıldı, Selanik ve Girit’ten gelenler yerleşti. Evler, sokaklar ve zeytinlikler el değiştirdi — ama zeytinin takvimi değişmedi. Yeni gelenler de aynı ağaçların altında, aynı aylarda hasada durdu.